Web Sürümüne Geç

    G.Saray kimliği

    Lig üstünün hemen altına yerleşti Galatasaray.
    Lig ikinciliği bile tehlikede demiştim daha önce. "Sakatlıklardan başımızı kaldıramadık!" demiş Rijkaard. Tamam; bir teknik direktörün yaşayacağı en talihsiz durumları yaşadı. O kadar oyuncu transferinin ardından ve hatta önce defansa monte edilmiş adamı -Gökhan Zan- ardından defanstaki en tecrübeli ismi Hakan Balta'yı daha da sonra geçen senenin gol kralını -Baros- olmadı ve yetmedi ilerdeki en elemanter oyuncusunu -Kewell- kaybetti.
    Ve fakat zaten 'orta saha' ve çok iyi pas ve kanat akını demek olan sarı-kırmızlı ekibe o bölge hiç yokmuş gibi davrandı. Defansın önüne orta sahanın hemen arkasına 'konuşlandırdığı' Mehmet Topal ve biraz da Barış ile 'kontrol' sağladı.
    Takım neredeyse ne zaman ne yapacağı belli olmayan Keita'ya kaldı. Zevk kaçtı, ışık söndü.
    Buna son olarak 'file bekçisi' sıkıntısı da eklenince Galatasaray 'kimliğiyle ezer' değil kimliğiyle gezer' bir takım görünümüne büründü.

    Nonda gibi bir adam... Şimdi
    aynı teknik adam bir dahaki sene için başka transferler yapmak gerektiğini söylüyor.
    Nereye mesela?
    Kaleci? E eldeki kalecinin nesi var? Bir 'kötü gol yedi diye!' kulübeye mahkum ettiğiniz kaleci ne olacak? Defansı mesela nasıl kurgulamak istiyorsunuz? Orta sahadaki revizyon için ne düşünüyorsunuz?
    Mesela Nonda gibi bir adam bulabilecek misiniz 'ileri uç'a? Kewell; diyelim takımda kaldı, müzmin sakatlığı yine dert olmayacak mı?
    Maçtır biter, sezondur geçer. Ama kimlik kaybolmaz.
    Nasıl ki 'sadece kazanmak' üzerine kurduğu 'kıt kanaat-üst düzey gediksiz' futboluyla Mourinho'nun kimliğiyle Barcelona'nın kimliğinin bir mağlubiyette yer değiştiremeyeceği gibi.

    BİZE ULAŞIN