Web Sürümüne Geç

    Anneler ve yıldızlar

    Kadim dostum Hakan Kulaçoğlu, Fotomaç'taki köşesinde şöyle yazmıştı maç öncesi: 'Sahaya futbolcular çıkıyor, ama şampiyonluğu 'kurum' kazanıyor zira...' Bu karşılaşmanın ana sorunun motivasyon olduğunu söylüyordu Kulaçoğlu.
    Sorun; maçı izleyenlerin söylediği gibi 'seyircisizlik!' değil 'nasıl olsa yeneriz duygusu!' olacaktı. İşte Trabzonspor kapanan Galatasaray karşısında kendilerini aşan bir 'müdahale' aradı ilk yarı boyunca. İlk 10 dakikada önce Burak attığı şutla topu, Arda kafasına kadar gelen şansı ağlarla buluşturabilselerdi başka bir ilk yarı izleyecektik doğru.
    Galatasaray; Servet, Gökhan, Neill, Sabri defans bloğunun önünü Yekta'nın ilk dakikalardaki sakatlığından sonra Ayhan ve Mustafa'yla kapatınca! Trabzonspor'da ne Colman, ne Alanzinho dikine oynayıp Burak ve Umut'u topla buluşturmakta hayli güçlük çektiler.

    Kazım imdada yetişti
    Galatasaray'ın bu maçtaki oyun felsefesi kapanıp önce gol yememek ve ileride Arda ile sürpriz gol aramak Trabzon'un ise ileride belki de Jaja'nın bile katılacağı'atak futbolla' galibiyeti yakalamaktı... Ancak oyun ikinci yarının ortalarına doğru adeta kilitlendi.
    İlk müdahale! Şenol Güneş'ten geldi ve orta saha kalabalığının arasında kaybolan Galatasaray'ın basmak-kanırtmaktaki gediklisi Kazım'ın kırmızı kartı yetişti bordo-mavililerin imdadına. İlk iyi 'dik' topta da golü buldu Burak'la. Kuşkusuz kısır maçın en iyi hareketi bence gol sonrası hemen önümüzdeki kameraya gidip seslenmesiydi. Genç golcü bütün isteği-azmi ve hırsıyla bağırıyordu: 'Anne!' Aynı şeyi annesi söylemişti futbolcu olmak istediğini söyleyen Brezilyalı Rivaldo'ya; 'Yıldızlar seni izliyor!' Ve dün akşam birilerin Güneş gibi ışıldarken diğerinin yıldızı sönüyordu.

    BİZE ULAŞIN