Web Sürümüne Geç

    İnanmak suç ülkemizde!

    Siz bilmezsiniz, bir "Evlat" belledim ülkemi ve halkımı ben yıllar yılı. Sırf bu yüzden de ırmaklarla yarıştım, sırtımda dağlar dağlara tırmandım ülkeme ve halkıma dair beslediğim düşler adına. Duyarlığın bu denlisine rağmen demek ki, ahlarını almışım haksız yere incittiklerimin. Çünkü neredeyse son 20 yıldır sevgili, kardeş, arkadaş, otorite kimi sevsem, kime inansam hemen hepsi binicisini sırtından haşince atan huysuz atlar gibi oradan oraya savuruyor beni, her defasında. Rıdvan, Tarık Daşgün, Yusuf Şimşek, Sergen Yalçın, Yılmaz Vural, Altan Tanrıkulu saymakla bitmez ütopyalarım adına "Aziz" bellediklerimin "Şarklı" sayılabilecek duyarsızlıklarla beni kündeye getirenlerin sayısı. Peki, neden üzüntünün, aldanmanın bu denlisine rağmen hâlâ inanmak, güvenmek için bahane arıyorum ülkeme ve insanlarına? Çünkü bunca ihmal ve suiistimale rağmen, potansiyelimizin dolayısıyla da çağdaşların ilk sırasında yer alan Atatürk'ün kurucusu olduğu bu ülkenin tarihsel misyonu gereği daha güzel şeylere layık olduğuna inanıyorum. Tanrı aşkına, şu F.Bahçe'nin bu PAOK'u kalite, değer ve potansiyel olarak en az ikiye katladığını inkar edecek bir Allah'ın kulu çıkabilir mi? Ama, işte o PAOK, bu F.Bahçe'ye kafa tutuyor Saracoğlu'nda. Sancılı bir süreçten sonra göreve gelen Aykut Kocaman'ın Young Boys ve PAOK'a elenmesine gerekçe olabilir mi?

    BİZE ULAŞIN