Web Sürümüne Geç

    Urfa da kolbastı

    Kazanmak güzel şeydir... 14 senelik bir hesabı bağlıyorsa çok daha güzeldir. 5 Mayıs 1996'tan bu güne bir Şenol Güneş gelmiştir, bir de bordo-mavi sevenler.
    Her dakika, her saniye her adımda iliklerine kadar hissetmiştir rövanşın heyecanını.
    O zaman da kaptanları atmıştı golü, çarşamba günkü kupa finalinde de... İç organlar gerildi aynı şekilde! Hani derler ya; 'Futbol asla futbol değildir!' Seviyorsan öyle olur, sadece futbol değildir izlediğin.
    Sızlayan yaraya merhem oldu Umut'un dokunuşu. Haşarı çocuğunki idi en kötüsü!
    Tek vuruş denemedi, gerecek ya hepimizi, jeneriklere girecek ya çalımları, kolbastı çekti kale sahasında. Gustavo Colman sağa sola feykler çektiğinde 8. kupanın kutlamalarına başlamıştı bordo-mavililer.
    Artık daha rahattır Şenol hocam. Bir büyük yükü atmıştır üzerinden. Şimdiye kadar kimseye anlatamamıştı derdini. Süper oynamıştı takımı. Atamamıştı golcüleri...
    Kesin vardı futbol topunun bir bildiği... Kimin aklına gelirdi Şanlıurfa Gap Arena'da hesabın kesileceği…
    z Hepsi yerlinin yerlisi! İsimleri
    yazdım yan yana, en eskisi 2 senelik.
    İçlerine işlemiş görüyorum. O sıcakta bu kadar emek para ile olmaz biliyorum.
    Kemençeye verdikleri tepkiden belli, dar alanlarda horon ile kolbastıdan örnekler sunmalarından anlaşılıyor.
    Aha buradan söylüyorum bu bebeler yerliden daha yerli. Bize her yer Trabzon değil mi?
    O halde her yerdekiler Trabzonlu.
    Kupanın coşkusundan olmalı, hiç alışık olmadığım tarzda bir yazı geçmişim. Bu kadarı fazla, farkındayım. Aldığınız bir kupaya seviniyoruz ama kaçırdığınız iki lig şampiyonluğunu unutmuş değiliz bilesiniz.
    Şu futbolu her oyunda göstermediğiniz için borçlusunuz taraftara. Bir kupa yetmez bordo-maviliye. Siz sadece sizde olanı gösterin yeter! Oynadığınız futbolu her stada taşıyın esirgemeyin taraftardan…

    BİZE ULAŞIN