Web Sürümüne Geç

    Sevginin ettiği

    Olumsuz sayılan her detayı, kalıplaşmış eski alışkanlıkları dışarı bırakıp olabilir yazmıştık...
    Transferlerin abartıldığını, gelenlerin hiçbirinin bir Hagi, bir Hooijdonk, Şota ya da Ferdinand olmadığını...
    Ligi sallayacak kaliteden uzak sıradan futbolcular diye tarif etmiştik. Çok da tanımıyorduk aslında.
    Bir Ribery çıkmadı aralarından.
    Ortama uyum sağladılar. Yayla şenlikleri, gece âlemleri, otel odaları, kelepçeli çekimler, futboldan daha çok başka işlerde maharet gösterdiler. Sıkıştıklarında oynadılar. O oynadıkları da hedefi tutturmaya yetmedi.
    Kaplumbağa ve tavşan misali. Daha önce vardı finişe sürünerek giden. En başından beri temposunu hiç değiştirmeyen şampiyon oldu.
    Geçmişte yaptıkları değil gelecekte yapacakları tabelaya yansırmış, anlaşıldı. Her sezonun hikâyesi başlangıç düdüğünden sonra yazılırmış.
    En başından şu Bursaspor'un şampiyon olacağını iddia etsen 'deli' der kapatırlardı adamı.

    Trabzon'da olur mu acep?

    Ezber bozuldu artık. İsimlere bakarak "bu takım şampiyon olur" demek zor. Çünkü kesinlikle futbol asla sadece futbol değil Türkiye'de.
    Forma giyenlerin futboldan daha önemli işleri var zevk-i sefa ülkesinde. Yokluğu paylaşırmış, insan. Zenginlik uzaklaştırırmış birbirinden. O sebeptendir bir garibanın tepeye çıkması.
    En ufak bir tartışma duydunuz mu Ertuğrul'un takımında. Oynayan oynamayan, bir kere sorar gibi kulübeye bakan, otoriteyi zedeleyen bir hamleye rastlayan. Gücünü saklayan, maçtan sonraki hayata hazırlanan...
    Hiç oldu mu bordo-mavide... Sen ben kavgası yaşanmamış sezon hatırlayan, bilen. Birbirini yerin dibine sokma yarışından uzak, el ele sadece gerçek hedefe hizmet. Tüm akılların Trabzonspor için işlediği bir ortam. Çok şey yazıyor defterde. Kapanmaz o sayfalar. Her seferinde yeni bir hesaplaşmayadır yelken açan. Yapabilir mi gerçekten. Unutulur mu geçmiş. Tüm birimler bordo-maviye hizmet için ayaklanır mı acep...

    BİZE ULAŞIN