Web Sürümüne Geç

    Hayırlı olsun

    İbrahim Kaş, kaş baş yoldurdu. Patlamaya hazır bir bomba gibi, tüm Denizli ataklarına refakat eden Kaş kadar, bu tercihi yapan Mustafa Denizli de sorumlu. Toraman, savunmanın sağında oynuyor ne güzel. Necip medya ve takım arkadaşlarının desteğini arkasına almış. Neden Fink'in yanında Necip tercih edilmez anlamam. İlk yarıda rüzgarı arkasına alan Denizli bir an için beni Avrupa maçı izliyormuş havasına soktu. Sanki yıl 1985. Beşiktaş, Manchester deplasmanında akın üstüne akın yiyor. "Yenildik ama ezilmedik" yıllarındaki futbola benzer bir oyun vardı sahada. Beşiktaş, esamesinin okunmadığı dakikalarda, mahalle arasında futbol oynadığımız dönemlerde taşlardan kale yaptığımız zamanlardaki gibi bir gol buldu.

    Çıkanlara inanamadım
    Soyunma odasına 1-0'ın rahatlığı giren Kartal'ın 2. yarıda baskılı oynamasını bekliyordum ama nafile. İyi bir Anadolu takımı mücadelesine devam etti. Tabii Denizli'nin kazanmak zorunda ve motivasyonunun yüksek olmasının payı da var bunda. Bana, "Yazık. Vallahi yazık" dedirtti Denizli'nin performansı. Böylesi güzel futbolu neden sezon başından bu yana oynamaz anlamıyorum. Beşiktaş'a dönersek maçın 80. dakikasında iki değişiklik birden yaptı. Ernst ve Necip'i, Üzülmez ile Fink'in yerine oyuna soktu. Orta alandaki güç dengesini kendi lehine çevirmek ve soldan gelişen Denizli ataklarının önüne geçmek istedi. Oyuna girenler doğru ancak çıkanlar için tabelayı gördüğümde inanamadım. Kaş'ın sahada durmasının, üstelik bir sarı kartı varken anlamı yoktu. Üzülmez'in yerine Erkem'i çekti Mustafa hoca, Necip'i de ortada Ernst ile birlikte oynattı. Madem Ernst oynayabilecek düzeyde idi, neden ilk onbirde başlamadı da fantezi peşinde koşuldu? Ernst, Fink orta sahada, Toraman da savunmanın sağında (her zamanki gibi) oynayabilirdi. Neyse ki kazanan her zaman haklıdır. Beşiktaş'ın üçüncülüğü hayırlı olsun.
    BİZE ULAŞIN