Web Sürümüne Geç

    Yeni bir şey lazım

    Gürcan Bilgiç Gürcan Bilgiç

    Alex'in temposu düştü, Emre sakatlıktan sonra form tutamadı. Gökhan kötü oynama hakkını kullanırsa eyvah! Bir-iki alternatif model gerekiyor

    Son dört haftaya girilirken, rakiplerin artan direnci karşısında mücadele isteğinin yeterliliğini artık Aykut Kocaman'ın iyi analiz etmesi gerekiyor.
    Çünkü Fenerbahçe'nin şifreleri çözüldü ve Bucaspor gibi beceri olarak sınırlı bir takım bile kilit oluşturmayı başarıyor.
    Gaziantep maçı sonrasında, 3-1'den geri dönülen bir karşılaşma, sevinç ve endişeyi beraberinde taşımalı. Bu noktada şans veya şanssızlık üzerine çeşitli gerekçeler kurulabilir.
    Duraklama dönemi
    Benim hissettiğim, Fenerbahçe cephesinden kendisinden çok, Trabzonspor'un saha içinde yaşadıklarını dert edinmesi. Eskişehirspor'un kaçırdığı gol pozisyonları, Fenerbahçe'nin yediklerinden daha fazla ön plana çıkıyorsa, ortada gerçekten bir kaçış vardır. Fenerbahçe'yi şampiyonluk potasına sokan nedenler belli. Oyuncu grubunun takım havasını yakalaması ve birlikte mücadele etmeye karar vermeleri. Böylece muhteşem bir seri yakaladılar. Hem kazandılar, hem güven verdiler, hem de yıldızlarını parlattılar.
    Şimdi ise duraklama dönemi başladı. "Böyle bir şey olmaz" denemez. Fenerbahçe teknik heyeti bu dönemi kayıpsız atlattığı için de başarılı. Ama "son anda" gelen kurtuluş hamleleri ile oldu bunlar.
    Bu dönemi, bu baskı altında, sonucu kadere teslim etmek yerine farklı bir hamle ile geçirmeye çalışmak, en azından kendi şanslarını kendilerinin yaratması açısından önemli.
    Yokuş daha da dikleşti
    Zira Alex'in temposu çok düştü, Emre sakatlıktan sonra form tutamadı. Fenerbahçe'yi öne taşıyan tek oyuncu Gökhan Gönül ve eğer o da bir gün "kötü oynama" hakkını kullanırsa, çözüm yolu kalmayacak.
    Böylesine bıçak sırtı bir yarışta radikal taktik veya görev değişikliğine gitmek çok mantıklı değil elbette. Hele hele Trabzonspor'un verdiği kötü sinyallerin ışığı daha parıltılıysa.
    Ama Aykut hoca, sahaya çıktığında ceplerine en az bir-iki tane alternatif model koymak zorunda. Çünkü "yokuş bitti" gibi gözükürken, aslında daha da dikleştiği anlaşıldı.

    * * *
    ADNAN POLAT, MÜTHİŞ ADAM...
    Galatasaray'ı kaosa götüren mali kongrenin iptali ile ilgili davayı Galatasaray Başkanı Adnan Polat'a yakın isimler açtı. 3 Mayıs'ta bu konuda karar verecek olan mahkeme de, bu itirazı savunacak olan taraf kulüp yönetimi; yani Adnan Polat.
    Ve hukukçuların beklediği karar, seçim üzerindeki tedbirini devam edeceği yönünde.
    Yani kongre olmayacak, mali kongre hakkında karar kesinleşinceye kadar da mevcut statüko devam edecek.
    Adnan Polat'ın yönetim becerisi konusunda çok eleştiri yapılabilir. Ama böyle bir stratejiyi oluşturarak, uygulayan bir başkanın sonuçlandıramayacağı bir plan da olamaz. Polat'a saygı duymak ve kalan sürede neler yapacağını görmek lazım şimdi. Bu zeka bana artık hata yapamaz gibi geliyor.

    * * *
    KULÜBEDEKİ UMUT!
    Yabancı kontenjanı uygun olmasına rağmen, Aykut Kocaman Buca maçında Stoch'u kulübede tuttu. Slovak oyuncu 70'te oyuna girdi ve her şeyi değiştirdi. Pazar günü herkesin kafasında bu tercihin değişip değişmeyeceği sorusu var. Bence değişmeyecek. Çünkü Kocaman rakibe sürpriz yapma şansını elinde tutmak isteyecektir. Semih kulübedeyken; işler kötü gittiğinde başvurulacak ilk seçenek. Hem takıma, hem de tribünlere umut ve heyecan veren oyuncu.
    Saha kenarına geldiğinde rakibi tedirgin ediyor. Bu kez Semih ilk 11'de sahaya çıkacak. Ve Fenerbahçe kulübesinde Dia da yok. Güiza bu elektriği kimseye vermez. Stoch ise bu potansiyeli sağladı.
    Sonradan girdiği Galatasaray maçında oyunun dengesini değiştirdi, Buca'da da görevini yaptı. Mustafa Denizli 2001'de Rapaic'i tutardı yanında. Aykut hocanın kulübedeki umudu da Stoch olabilir bu maçta.

    * * *
    GÜİZA'NIN GÖZYAŞLARI
    OYUNA girdiğinin 40. saniyesinde ayağına değen ilk top gol oldu. 3-1'lik skoru 3-4'e çeviren, yani üç puanı belgeleyen andı.
    Güiza golle birlikte ağladı, sonrasında soyunma odasında da gözyaşları durmadı.
    Arkadaşları yardımcı olmaya çalıştılar ama bu duygu fırtınasının önüne geçemediler.
    Böylesine beceriksizliklerle dolu bir geçmişe rağmen, taraftarın "yuh" demediği bir futbolcu enderdir Fenerbahçe'de.
    Güiza'nın aldığı para da önemli değil, çünkü kimsenin başına tabanca dayamadı.
    Onlar verdi, o da aldı.
    Sahada hep bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Golleri kaçırıyor ama yine çabasını sakınmıyordu.
    Ona bu gözyaşlarını getiren duygunun nedeni, Fenerbahçe taraftarının bu çabaya verdiği samimi destek aslında.
    BİZE ULAŞIN