Web Sürümüne Geç

    Çirkin futbol!

    El, kol, tekme, tokat. Demek maç böyle de kazanılıyormuş. Rakibi döverek, iterek, kakarak. Bunları görmeyen bir hakem de sahada olunca her şey daha kolay. Eskişehir takımının mücadelesini tebrik ediyorum ama Bülent Yıldırım'ın itişme-kakışmalarda gösterdiği celalliği, kritik pozisyonlarda es geçmesi maça damga vurdu. Gecenin hiç şüphesiz en flaş ismi sadece hakem değildi, Eskişehir'in iki golünü atan Koray'ı atlamamak gerekir. Gol noktalarındaki becerilerinden önce eliyle top oynamayı öğrenmiş. Eğer hakem, Koray'ın ilk pozisyonda eliyle net oynayışını görse belki sarıkırmızılı takım bir gol kazanacak, birinci goldekini de görse kırmızı karta dönüşen bir uygulama bugün hikayesini yazdığımız maçın seyrini bambaşka bir mecraya çekecekti. Bu maça hakem hataları ve ev sahibinin sertliği damgasını vurdu demek yanlış olmaz. Kasımpaşa maçındaki futbol sahada pek görülmese bile ortaya konan genel futbol bana göre ışık verdi.

    Santos 11'de olmalıydı
    Galatasaray takımını iki golden sonra hatırladığı futbolu neden maçın başında oynamadığı için sorgulayabiliriz. Teknik direktör Frank Rijkaard, Eskişehir takımından bu kadar çekinmemeliydi. İstim üzerindeki Dos Santos ile başlasa, takımına ve kendine daha çok güvendiğini gösterebilirdi. Nitekim Santos yaptırdığı penaltı ile takımını yeniden maça döndürdü. Sonraki dakikalarda Galatasaray müthiş bir baskı kurdu. Eskişehir zor bir takım ve iki farklı üstünlükten maçı geri alabileceğiniz ekiplerden değil. Üstelik, son iki sezonda Galatasaray'ın yenemediği tek takım apoletini de taşıyordu ve taşımaya da devam ediyor. Ama buraya yazıyorum, hâlâ bu sezonun şampiyonu Galatasaray olacaktır. Skor tabelasındaki yazanlara göre kalemlerinden kan damlatanlara aldırmayın, sarıkırmızılılar hak etmediği bir yenilgi aldı.

    BİZE ULAŞIN