Web Sürümüne Geç

    Yüz kızartıcı suç

    Pöh! Dünya derbisiymiş. Herkesin dikkat kesildiği, hayatın durduğu bir maçmış. Bu mu yani? İlk yarıda izlediğimiz, iki korkak manganın kendi arasındaki top koşuşturmasından başka bir şey değildi. Birbirinden korkan iki takım arasında birazcık temposu olan bir karşılaşma oldu. Herbiri 100 milyon euro'nun üstünde iki takım değil de şampiyonluğa oynayan amatör küme maçında da heyecan olur, önemli olan futbolun kalitesi. Ben ilk yarı resmen sıkıldım. Topu yere indirmek gibi basit bir denklemi sahaya yansıtamayan iki acemi mangası takım izledik o kadar. Galatasaray eksik ve korkak yakalamış rakibini, üstüne üstüne gidip şov yapması lazım. Ama tam tersi orta sahayı Fener oyuncularına bırakan, her dönen topu rakibinin almasını seyreden kısır ve üretimsiz orta sahası ile ağırlığını bir türlü koyamadı. Yakalanan pozisyonlar tamamen kişisel yeteneklerle sağlandı. Üst üste beş pas yapamayan bir Galatasaray izledik ilk yarı.

    Sihirbazlık bu mu?
    İkinci yarı Rijkaard hamlelerini yaptı, Topal- Arda değişikliği ortalığı hareketlendirdi. Üstüne Jo-Baros değişikliğiyle son kart da oynandı. Ama gol büyük kaleci hatası ile Fenerbahçe'den geldi. Kendi evinde bile bu kadar kötü yakaladığın rakibine ağırlığını koyamıyorsan, hangi güçle şampiyonluğa oynuyorsunuz? Galatasaray gerçekten yüz kızartıcı suç işledi kendi evinde. Rijkaard takımı bu mu? Üst üste beş yapamayan bu takım mı total futbol temsilcisi olacak? Sakat Arda'dan medet uman ülkenin en pahalı kadrosu bu mu? Transfer sihirbazlığı bu mu? Kendi rakibine üç puanı hediye eden, durduk yere şampiyonluk potasında avantaj sağlayan takım mı yıkacak ortalığı? Bu resmen yüz kızartıcı bir suçtur. Bu suçun failleri; sihirbaz Haldun Üstünel, 'Büyük başkan!' Polat, Rijkaard ve tüm Galatasaray takımıdır.

    BİZE ULAŞIN